BİYOENERJİ


BİYOENERJİ

BİYOENERJİ

Kelime anlamı olarak biyoenerji, Türkçe’ye hayat enerjisi, yaşam enerjisi şeklinde tercüme edilebilmektedir. Biyoenerjinin varlığı bilimsel olarak kanıtlanabilmekte ve Kirlian fotoğrafçılığı denilen bir metotla görüntülenebilmektedir.  

Biyoenerji dünyanın birçok ülkesinde tıbbi literatüre girmiş ve uygulanmaya başlanmıştır. Bu ülkeler arasında ABD, İngiltere, Japonya, Rusya, Azerbaycan ve Batı Avrupa ülkeleri bulunmaktadır. Ayrıca biyoenerji “Dünya Sağlık Örgütü (WHO)” tarafından 1976 yılında tamamlayıcı tedavi yöntemi olarak kabul edilmiştir.

Biyoenerji, evrende ve insanda var olan enerji akımının özel teknikler ile yoğunlaştırarak ilaç, iğne, alet, cihaz vb şeyler kullanılmadan yapılan bir uygulamadır.

Tabiatın en temel enerjisi manyetik enerjidir. Bu canlı, cansız her şeyde var olan bir enerji türüdür. Bu gücün kaynağı atomların içinde süzülen elektronlardır. Her varlık atomlardan oluşması nedeniyle kendine özgü manyetik alana sahiptir. 

Canlı organizmalar kendi içlerinde hayatlarını idame ettirebilmeleri için elektromanyetik, ısı, kimyasal ve elektrik enerjisini kullanırlar. İnsanları enerji piramidinin en üst mertebesine taşıyan; farklı bir enerjinin varlığı değil, insanoğlundaki bilinçtir. Hayvanın ürettiği enerji ile insanın ürettiği enerji aynıdır. İnsanı farklı kılan bu enerji akımlarını kontrol edebilmesi ve bunları istediği gibi yönlendirebilme kabiliyetine sahip olmasıdır.

NASA araştırmalarına göre uyuyan bir insan kullanıma hazır 81 watt, ayakta duran birisi 128 watt, yürüyen birisi 163 watt, hızlı yürüyen birisi 407 watt, uzun mesafe koşucusu 1048 watt ve kısa mesafe koşucusu 1630 wattlık bir güç üretir. İnsanoğlu kendinde var olan bu gücü bir noktaya odaklayabilmiş olsa bununla rahatlıkla 100 watt’lık bir ampulü eli ile aydınlatabilir. İnsanoğlu bu elektrik üretiminin yanında birde ısı üretir; insan günlük diyeti ile aldığı 2400 kalori ile saat başına 100 kalori ısı üretir. 

ABD de bazı cerrahlar ağır ve kritik ameliyatlardan önce, hastalarının en az bir hafta biyoenerji seansı almalarını sağlayarak güçlendirilmiş bir vücutla ameliyatta başarı şansını artırmaktadırlar.

Amerika Birleşik Devletlerinde yaşayan ünlü kalp cerrahımız Prof. Dr. Mehmet ÖZ görev yaptığı Columbia Presbyterian Tıp Merkezi'nde Batı tıbbıyla Doğu tıbbını birleştirerek biyoenerji ile şifada yeni bir ufuk açmıştır. “Şifayı Yüreğinde Ara” adlı kitabında Öz ABD hastanelerinde yaklaşık olarak 30.000 biyoenerji uzmanının, diğer branş hekimleriyle birlikte çalıştığını, ameliyatlara hasta başında iştirak ettiklerini bildirmektedir. Yine ayni eserde Batı Avrupa devletlerinde 17.000, İngiltere’de de yaklaşık 8.000 biyoenerji uzmanının hastanelerde görev yaptıklarını yazmaktadır. 

Biyoenerjiden faydalanmak için o hücrenin canlı ve çalışıyor olması gerekir. Erken müdahale biyoenerji uygulaması için de geçerlidir; hücreler ölmeden yok olmadan, onlara ihtiyaç duyduğu yardım elini uzatmak gerekir. 

Biyoenerji bozulmuş enerji akışını dengeleyen, hızlı bir şekilde onarılmasını sağlayan, zararı ve yan etkisi olmayan bir uygulamadır. 

Biyoenerjinin hücreler üzerindeki etkisini dört temel unsura ayırmak mümkündür;

 1-Vücudun Bağışıklık Sistemini Güçlendirir.

Vücudun savunma direncini yitirmesine sebep olan rahatsızlıklar enfeksiyonlar ve benzeri hastalıklardır. Seansların amacı bedenin doğal savunma mekanizmalarını güçlendirip onları harekete geçirmektir. Güçlü bir beden rahatsızlanmaz, rahatsızlanırsa da bunu daha kolay atlatabilir.

2-Bölgesel Zafiyeti Ortadan Kaldırır.

Bölgesel bir zafiyetten kaynaklanan hastalıklar kronik ağrılar, alerjiler, varisler, kabızlık ve benzeri rahatsızlıklardır. Seansların amacı hücrelerin enerji seviyesini yükseltmek, onların direncini artırarak rahatsızlığı engellemektir.

3-Hücresel Fonksiyon Bozukluklarını Giderir.

Hücresel düzeyde bir çalışma veya şekil değiştirme bozukluğu örnekleri diyabet, ritim bozuklukları, tiroit bezi hastalıkları, astım, böbrek yetmezliği, kanser, ülserler, kas ve iskelet sistemi hastalıkları, otoimmün hastalıklar sinir sistemi hastalıkları ve psikolojik hastalıklar, deri hastalıkları, romatizmal hastalıklar ve benzeri rahatsızlıklardır. Seansların amacı hücresel fonksiyon düzensizliğini gidermek ve/veya çevresine zarar veren hücreyi apoptosis dediğimiz programlanmış hücre ölümüne sürüklemektir.

4-Vücudun Enerji Akımlarını Düzenleyerek Bunların Vücuttan Giriş Ve Çıkışlarına Yardımcı Olur.

Biyoenerji Uygulaması

Biyoenerji seanslar halinde uygulanır.

Biyoenerji uzmanı, tarafından uygulanan seansta kişiye fiziksel bir temas söz konusu değildir.

Biyoenerji seansları kişinin rahatsızlık hissettiği bölgeden önce tüm vücuduna uygulanır. Daha sonra rahatsızlık hissedilen bölgeye yoğunlaşılır.

Fiziksel ve psikolojik rahatsızlığı olan kişilere rahatlıkla uygulanabilen yöntemin kişiye herhangi bir zararı ve yan etkisi söz konusu değildir.

Biyoenerji uzmanı, sadece avuç içlerini kullanarak bedenin 15–30 cm uzağından, el değmeden evrenden aldığı pozitif enerjiyi adeta bir mercek gibi kişinin bedenine aktarır. Eller enerjinin merceği durumundadır. Uygulama ile vücutta dağılımı ve işleyişi bozulmuş enerji akımları düzenlenmektedir.

Vücuttaki tüm negatif enerjinin dışarı atılıp yerine pozitif enerjinin girmesini sağlayan bu yöntem sayesinde vücut enerji sistemini onarır.

Seans alan kişi, daha çok rahatsız olan bölgesinde, daha az uzak bir bölgesinde ısınma, soğuma, karıncalanma, iğnelenme, uyuşma, küçük titreşimler, basınç, nefesinde daralma hissedebilir. 

Biyoenerji uygulanan bölgede kan akışında da artma olmaktadır.

Seansın hemen ardından iyileşmeyi hissedenler olduğu gibi birkaç seansın sonunda farkı hissedenler de olabilir. 

Yapılan işlem; fiziksel, zihinsel ve ruhsal bedeninin negatif enerji birikiminden arındırılması ve pozitif enerji ile güçlendirilmesidir.

Seans yaklaşık 20–25 dakika sürmektedir.

Seanstan Sonra kişilerde;

-Rahatlama, dinçleşme, güçlenme,

-Yüzünde ışıldama, güzelleşme, yüz cildinde gerginleşme, doğal rengine kavuşma,

-Gözlerde canlanma, ışıldama,

-Ses tonlarında değişme görülebilir.

En az 3 seans yapılmalıdır.

-Seansın tamamlandığına seansı alan kişi karar verir.

-Seansın başarılı sonuç verdiğini en iyi tespit eden kişi odur.

-Uygulayıcı da bilir, fakat seans yaptıran kişiden teyit alır.

-Enerji, insan bilincinin üstünde bir seviyesinde çalışır.

Biyoenerji uygulamasına algılarını ve kendini açan kişilerde etki çok daha fazla ve hızlı olmaktadır. felci (akut safhada) 12 seans, migren ve astım ise 15-20 seans olarak uygulanmaktadır.

Dr. Yusuf Ziya LEVENTOĞLU